Bilgi Deposu

Paylaştıkça...


Kurtlar Vadisi dizisinin Seyfo Dayısı Nihat Nikerel (59), evinde ölü bulundu. Ünlü oyuncunun uykusunda kalp krizi geçirdiği öğrenildi

Sinema ve dizi oyunculuğunun yanı sıra yazarlık kimliğiyle de dikkat çeken Nikerel, İstanbul Aydın Üniversitesi’nde İletişim Bölümü’nde öğrenim görüyordu. Aynı üniversitede hocalık da yapan Nikerel, son olarak Kadir İnanır’la İpsiz Recep dizisinde kamera karşısına geçmişti. Pazartesi günü toprağa verilecek olan Nikerel, Köprü, Zerda, Deli Yürek: Bumerang Cehennemi, Aynalı Tahir, Manisa Tarzanı, Şaban Askerde, Süper Baba, Başka Olur Ağaların Düğünü, Belene gibi film ve dizilerde rol aldı.

Tiyatro ve sinema sanatçısı Nihat Nikerel, Beşiktaş’taki evinde vefat etti. Çorum’da, 1950 yılında doğan Nikerel, 1985’te senaryolaştırılabilecek öykü yazarak sinemaya adım attı. "Kurtlar Vadisi", "Sıcak Saatler" ve "Süper Baba" gibi çok sayıda dizide rol alan Nikerel’in, "Aralıktı", "Yalansız Yalnızlığım" ve "Ay Zamanı Zalımca" adlı kitapları bulunuyor.

Nihat Nikerel’in rol aldığı bazı sinema filmleri de şöyle: "Deli Yürek: Bumerang Cehennemi", "Adressiz Sorgular", "Hoşgeldin Hayat", Avrenos’un Müşterileri", "Manisa Tarzanı", "Garip Bir Koleksiyoncu", "Gerilla", "Reis Bey".

Aslan’da Rijkaard’ın sık sık dile getirdiği, “takımruhu” anlayışı belgelendi. Emre Aşık, Servet ve Sabri, teknik heyetle görüşüp Eskişehir’e karşı oynamak istediklerini bildirdi

Galatasaray’da, “takım ruhu” anlayışının en son örneğini, Emre Aşık, Servet ve Sabri sergiledi. 
Kasımpaşa maçında ayak bileği burkulan 36 yaşındaki Emre Aşık, doktorların “oynaması imkansız” raporuna karşın, Gökhan Zan ve Emre Güngör’ün yokluğunda takımı yalnız bırakmamak için fedakârlık yapmaya hazır olduğunu bildirdi. Hafta boyunca sadece bir kez takımla çalışabilen, dünkü antrenmana ise tedbir amacıyla özel bir program uygulanan Emre’nin defanstaki kriz nedeniyle kendisini riske ettiği öğrenildi.

Krizi noktaladılar
Geçirdiği ağır grip yüzünden Panathinaikos maçı içinAtina’ya götürülmeyen Servet Çetin’in ise Kasımpaşa’ya karşı oynamasına rağmen tam olarak iyileşmediği, fakat Emre Aşık gibi fedakârlık yapacağı kaydedildi. Servet’in, teknik heyetle görüşerek, oynamak istediğini bildirdiği ifade edildi.
Kasımpaşa maçında adalesinden sakatlanan Sabri’nin de tahmin edilen süreden daha çabuk iyileştiği ve takımdaki yerini alabileceği vurgulandı. 
Dün takımla çalışan milli oyuncunun da göreve hazır olduğunu Rijkaard’a aktardığı belirtildi.
Emre Aşık, Servet ve Sabri’nin ortaya koydukları, “Galatasaray ruhu” karşısında şaşkınlık yaşayan Rijkaard’ın, gösterilen fedakârlıktan büyük memnuniyet duyduğu öğrenildi.

Maçın 90. dakikasında Semih Şentürk’ün attığı golden sonra tatsız olaylar yaşandı...

Karşılaşmayı protokol tribününde seyreden Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’a, alt tribünde oturan bir grup taraftar sürekli küfür etti. Sinirlenmesine rağmen uzun süre sessizce oturan Yıldırım, son dakikada gelen golün ardından küfürler artınca dayanamadı. Oturduğu yerden kalkıp yönetici arkadaşları Nihat Özdemir, Abdullah Kiğılı ve Şekip Mosturoğlu ile futbolcu Emre Belözoğlu’nun bulunduğu bölüme giden Aziz Yıldırım, daha sonra küfürbaz taraftarların üzerine yürüyüp, “Yeter be. Nedir l.n bu” diye bağırdı. Özdemir ve Kiğılı, Yıldırım’ı güçlükle tribünden çıkardı. Aziz Yıldırım’ın tribünü terketmesinin ardından bu kez Mosturoğlu küfürbaz taraftarlarla tartıştı. Protokol tribününde bunlar yaşanırken, Antalyaspor tribününden Fenerbahçe’nin malzemecisi Cemil’in kafasına koltuk atıldı. Bir anda acı içinde yere yığılan Cemil, ilk tedavisinin ardından soyunma odasına götürüldü.

Var mısın yok musun yarışmasının en sevilen iki yarışmacısı evlilik yolunda...

Program boyunca yan yana yarışan Hakan Hatipoğlu ve Gizem Akın 'Var mısın Yok musun'un popüler isimlerindendi. Programdan birbirlerine aşık olarak ayrılan çift, 500 bin'lik ödülü vermek için uzatılan yarışmanın son günlerinde yine yan yana kutu açıyor. TRT'de Kapadokya Düşleri dizisiyle oyunculuğa ilk adımını atan Hakan, 'Birbirini seven iki genci oynamak hoş olabilir. İkimizi de sevenler var' diyor. Hakan ve Gizem, Hamdi Bey'i,yarışma sonrası başlayan ilişkilerini ve hayallerini Akşam Gazetesi'ne anlattı.
- Yarışmaya hangi özelliğinizden dolayı kabul edilmiştiniz?

Hakan: Seçimdeki kriterlerden biri insani yönün kuvvetli olması. Güzel ya da çirkin olmanız gerekmiyor ama ekran karşısında güzel enerji vermeniz gerekiyor. Hikayeniz olmasa bile gülümsemenizle karşı tarafın o günkü yorgunluğunu alabilmeniz önemli.

Gizem: Özel bir hikayem yoktu. Ekranda duruşum ve doğal olmam önemli oldu.

- Paranızı alabildiniz mi?

Hakan: 6 ile 12 ay arasında ödeme yapılacağına dair Show TV ile yaptığımız bir sözleşme vardı. 6. aydan itibaren paramızı aldık.

- Hakan sen 132 bin, Gizem sen de 135 bin lira kazandınız. Paranızı ne yaptınız?

Gizem: Yarışmaya girerken eğitim için harcarım diyordum ama bu sene zaten okul bitiyor. ev almanın en doğru karar olduğunu düşünüyorum.

Hakan: Ev gibi bir hayalim yok. Kendime yatırım yapmak istiyorum.Oyunculuk yapmayı kafaya çok takarsam yurtdışında eğitim alabilirim. Bunları yaparsam daha iyi evler alacak duruma gelebilirim.

- Hamdi Bey'i gördünüz mü?

Hakan: Ah! Bir görsek neler söyleyeceğiz. Kaç kişiyi yaktı Hamdi Bey. Yarışma sonunda Hamdi Bey ekrana çıkarsa güzel bir sürpriz olur.

- Acun Ilıcalı gerçekten Hamdi Bey'le konuşuyor mu yoksa -mış gibi mi yapıyor?

Hakan: Konuşuyor; test ettim. Karşı tarafta hat varsa telefon kapandığında 'çın' diye bir ses gelir. Hat yoksa ahizeyi kapadığınızda ses çıkmaz. Acun Bey telefonu kapayınca hep ses çıkıyor.

- Artık sokakta yürürken tanınıyorsunuz, hayatınızda nasıl değişiklikler oldu?

Gizem: Yarışmayla hayatım renklendi. Küçüklüğümden beri medyada olma isteğim vardı. Fotoğraf çektirmeyi de severim, bu yüzden tanınmaktan mutluyum. 9 ay yarışmada kaldım; ister istemez herkes beni tanıyor.

Hakan: Yarım saatte gideceğim mesafeyi artık bir saatte gidiyorum. Yolda görüp konuşmak ve fotoğraf çektirmek istiyorlar. Yarışmadan sonra TRT'nin 'Kapadokya Düşleri' dizisinde oynadım; 13 bölümlük bir projeydi. İnşallah yeni projeler olur.

- Sen de Hakan gibi oyunculuk yapmayı düşünüyor musun?

Gizem: Aslında özenmişimdir ama bu konuda eğitimim yok, zaten okulum devam ediyor. Bu yarışmadan sonra bir-iki teklif gelmişti ama devamı gelmedi. Daha kısa süreli olduğu için reklam filmlerinde oynamayı tercih ederim.

- Bu yarışmayla hem para hem de aşk kazandınız, nasıl oldu?

Hakan: Bu yarışmanın bana kattığı en büyük şey Gizem'dir. Biz yarışırken herkes aramızda bir şeyler var sandı. O esnada gerçekten ağabey-kardeş gibiydik. Ama hayat bu, insanlar bir şeyler hissedebiliyor. Belki yarışmanın bitişiyle veda hüznü aramızda bir kıvılcım başlattı. Daha sonra görüşmeye başladık ve gerçekten şimdi çok mutluyuz.

- Yanına yakışıklı bir erkek gelince 'yaşasın' deyip beğenmiş miydin?

Gizem: Beğenmiştim ama hiç o gözle bakmamıştım. Çok iyi dosttuk.

Hakan: Dışarıda buluştuğumuzda da hep birbirimizi korurduk, kardeş gibiydik. Açıkçası aramızda böyle bir şey olacağını hiç tahmin etmezdim. Çok da iyi olmuş, çok mutluyum.

- Peki, Gizem senin dikkatini çekmiş miydi?

Hakan: Tabii ki, o gözleri ben de gördüm. Benim için güzellikten çok insanlığı önemli ki Gizem'de bunlardan çok var.

- Sen yarışmaya girdiğinde bir kız arkadaşın varmış...

Hakan: Evet, ama yarışma sonrasında ayrılmıştık. Bunun Gizem'le bir ilgisi yok, başka nedenlerden ilişkimiz bitti. Bu ilişkide ne ben aldatan tarafım ne de Gizem ayıran taraf.

- Evlenmeyi düşünüyor musunuz?

Hakan: Her şey kısmet, neden olmasın? Belli şeylerin zamanla rayına gireceğini düşünüyorum. Önce okul, sonra iş.

Gizem: Daha 21 yaşındayım, benim için zaten erken. Önce okulumu bitirip iş sahibi olmam gerekiyor. Hakan da bu konuda destek verdiği sürece neden olmasın, zaten amacımız evlenmek.

- Beni de düğüne çağırırsınız aman bu arada Hakan başka yarışmaya katılmasın da...

Gizem: Evet, katılırsa da yanına kesinlikle kimse oturmasın. (Kahkahalar...)

- Bundan sonra hiç teklif gelmezse hayal kırıklığı yaşar mısınız?

Hakan: Master yapmış ve 6 sene çalışmış biriyim çok büyük reklam ajanslarında çalıştım. Hayattan bir korkum yok. İstediğim yerde iş bulabilirim ama oyunculuk ruhuma iyi gelen bir şey ve kazancı da çok iyi. Yapabileceğime inanıyorum ama olmazsa da hayal kırıklığına uğramam. İnsanlara mesaj verme kaygım olduğu için aslında kendi programımı yapmak isterim. Birlikte bir projede olmayı çok isteriz. Birbirini seven iki genci oynamak hoş olabilir. İkimizi de sevenler var çünkü.

Gizem: Ben de hayal kırıklığına uğramam. Sadece içimde bir hevesti, hevesimi aldığımı söyleyemem, devam etmek isterim.

İKİMİZİN DE HAYRANI VAR- -

Hakan'ın bu kadar çok hayranı olmasını kıskanır mısın? Eminim yolda bir sürü kız onu durdurup konuşmak istiyordur...

Kıskanmıyorum. Onun kadar olmasa da beni de beğenenler ve sevenler var. Bu konuda birbirimize karşı saygılıyız. Genelde genç kızlar faceboook'tan mesajlar yazıyor, yolda görüp sarılmak ve fotoğraf çektirmek istiyorlar bu da çok normal. Yakışıklı biri, tabii ki beğeneni olacaktır. Yarışmaya katılmamış olsaydım bu durumu anlamayabilirdim, acaba aklı kayar mı diye düşünebilirdim.

- Gizem de gayet hoş bir kız, sen kıskanıyor musun?

Genelde genç kızlar erkeklere hayran olur ve duvarlarına posterler yapıştırırlar ama Gizem'in de çok hayranı var. Bizim ilişkimizi açıklamadığımız dönemde arkadaşlarım 'Bize Gizem'i ayarlasana' diyorlardı. Ben de sinir olup bir şey diyemiyordum. Kıskanıyorum çünkü seviyorum; bu çok normal... Ben ona ait olduğumu o da bana ait olduğunu hissettiriyor o yüzden aramızda böyle bir bağ da var.

Bu füzelerin menzili İstanbul!

ABD yönetiminin Türkiye’ye 7.8 milyar dolarlık Patriot füze sistemi satacağı yönündeki iddialar bir süredir gündemi meşgul ederken,Yunanistan, 250 kilometre menzilli Scalp füzelerini teslim aldı.

Yunanistan, Fransa'dan 250 kilometre menzilli füze satın aldı. Teslim alınan Scalp füzeleri Mirage 2000-5 model uçaklarda kullanılacak.

Ta Nea gazetesi, Scalp füzelerinin Tanagra mevkiindeki Thiseas hava üssünde bulunduğunu yazdı.

Yunanistan'ın bu füzelerle savunma alanında ilk kez Türkiye'ye karşı avantajlı konuma geçtiği yorumu yapıldı.

Gazetede yayımlanan krokilerde, füzelerin Meriç bölgesinden fırlatıldığında İstanbul'u, Midilli ve Rodos'tan fırlatıldığında ise Ege bölgesinin tümünü ve İç Anadolu'nun bir bölümünü menzili içinde bulundurduğu gösterildi.

Türkiye ekonomisinde 1 yılda neler yaşandı?



"Türkiye'nin krizlere bağışıklığı var, bunu da en az hasarla atlatır" denildi ama öyle olmadı. Bu kriz diğerlerine hiç benzemiyordu. Dünya piyasalarını sarsan küresel ekonomik kriz Türkiye'yi de derinden etkiledi. Türkiye 2001 krizinde bile böylesine kötü bir performans sergilememişti. İşte krizin dönüm noktası kabul edilen Lehman Brothers'ın iflasından bu yana Türkiye'nin ekonomik karnesi...

(CNN TÜRK) -- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Kriz teğet geçecek" dedi ama yaşananlar, gelen ekonomik veriler tam tersini gösterdi. 

Eylül ayından itibaren tarihin en büyük krizlerinden bir tanesi dünyayı pençesine aldı. Türkiye ise hayli kötümser bir ekonomik tabloyla karşı karşıya kaldı. 

Krizin en hararetli günlerinde özel sektörden acil IMF ile anlaşma çağrıları yükselmeye başladı. Hükümetin bu çağrılara yanıtı sert oldu.

Türkiye'nin krize karşı güçlü olduğunu savunan Başbakan Erdoğan, siyasi literatüre geçen bir konuşma yaptı ve "Ümüğümüzü sıktırmayız" dedi.

Ancak ekonomideki kötüleşme hız kesmeden devam etti.

Yıllık büyüme yüzde 1'in altına indi


Türkiye 2008 yılının son çeyreğinde yüzde 6.5 küçülürken yıllık büyüme de yüzde 1'in altına indi. 

2009'un ilk çeyreği ise 2008'i mumla arattı. Türkiye, küresel krizin en fazla hissedildiği Ocak-Şubat-Mart'ta küçülme rekoru kırdı, ekonomi 13.8 geriledi. 

Türkiye yılın ilk 3 ayında dünyada en fazla küçülen ülkeler arasında hem de listenin en başlarında yerini aldı.

Bir anda savaş yıllarına geri dönüldü. 1945 yılından beri Türkiye böylesini görmemişti. 

İkinci çeyrekte ise yüzde 7 daralan ekonomi tam 9 ay üst üste küçülmüş oldu. 

İlk altı aylık bu kötü performansla birlikte Türkiye ekonomisinden tam 100 milyar dolar silindi. Kişi başına milli gelir 9 bin doların altına düşerken Türk halkı 6 ayda bin 400 dolar fakirleşti.

İşsizlik giderek kötüleşti

Türkiye'nin en büyük sorunlarından işsizlik cephesinde ise tablo 2008'in son çeyreğinden itibaren giderek kötüleşti. 

Kasım ayında işsizlik yüzde 12.3 ile tarihi rekorunu kırarken, her geçen ay bir öncekini arattı. 

İşsizlik ocak ayında yüzde 15.5'e, şubatta yüzde 16.1'e çıkarken, mart ayının ardından yaz dönemi geçici işlerinin başlamasıyla aylık bazda düşüşe geçti. Ancak işsizlik rakamları bir önceki yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında hala endişe vericiydi.

İhracatçı için sıkıntılı günler başladı

Türkiye'nin en büyük ihracat pazarlarından Avrupa da krizin etkisi altına girince ihracatçı için sıkıntılı günler başladı. 

İhracatçılar rekorlara alışıktı ama 2008 Eylül ayı itibarıyla tablo tamamen tersine döndü. 2008 Eylül ayında ihracat 32 ay sonra ilk defa geriledi. Bu düşüş trendi 2009'da da devam etti. Ağustos ayında Türkiye'nin yıllık ihracatı 100 milyar doların altına indi, 97 milyar dolar oldu

Süper Lig'de 12 puan ve averajla Fenerbahçe'nin üstünde liderlik koltuğunda oturan, aynı zamanda attığı 13 golle "ligin en golcü takımı" unvanının sahibi olan Galatasaray, derbide ev sahibi takım avantajını iyi kullanarak, galibiyet serisini sürdürmeyi amaçlıyor.

İlk 4 maçta sadece bir galibiyet alarak 6 puanla 8. sırada yer alan "ligin en az gol yiyen takımı" Beşiktaş, son 11 maçta 10 kez mağlup ayrıldığı Ali Sami Yen Stadı'nda bu kez sevinmek ve kötü gidişatına derbide son vermeyi umuyor.

Ali Sami Yen Stadı'nda yarın saat 21.00'de başlayacak dev maçta, kariyerinde ilk kez derbi yönetecek Bülent Yıldırım görev yapacak. Bülent Yıldırım'ın yardımcılıklarını Bahattin Duran ile Alper Ulusoy yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Süleyman Abay.

-EKSİKLER-

Sarı-kırmızılı takımda sakatlığı bulunan Gökhan Zan, eski takımına karşı forma giyemeyecek. Cimbom'da ayrıca Ayhan ve Aydın'ın da sakatlıkları bulunuyor. Brezilya Milli Takımı kampından yorgun dönen Eleno'nun, dev maçta oyuna sonradan girmesi bekleniyor.

Siyah-beyazlılarda ise sakatlıktan yeni kurtulan Yusuf, İbrahim Toraman, Bobo ve Nobre takımla birlikte sadece dünkü antrenmana katılabildi. Teknik direktör Mustafa Denizli'nin, ilk 4 maçta kaleyi koruyan Hakan ile sakatlığı geçen Rüştü arasında tercih yapması, yeni transfer Tabata'ya ilk 11'de şans vermesi bekleniyor.

GALATASARAY-BEŞİKTAŞ

Stat: Ali Sami Yen
Hakem: Bülent Yıldırım
Saat: 21:00
Galatasaray: Franco, Sabri, Servet, Emre Aşık, Hakan, Keita, Mustafa, Mehmet Topal, Kewell, Arda, Baros
Beşiktaş: Hakan, Ekrem, Sivok, Ferrari, İbrahim Üzülmez, Holosko, Ernst, Fink, Serdar Özkan, Tabata, Nihat

www.haberturk.com

A Milli Basketbol Takımı, Avrupa Şampiyonası ikinci tur ilk maçında son dünya şampiyonu İspanya'yı 63-60 yenerek, çeyrek finali garantiledi.


 

12 Dev Adam'ın Avrupa Şampiyonası'ndaki yürüyüşü devam ediyor. İlk tur grubunu 3'te 3 yaparak lider tamamlayan milliller, son dünya şampiyonu, Avrupa ve olimpiyat ikincisi İspanya'yı da yenerek büyük bir zaferin altına imza attı.

Milliler Polonya'nın Lodz kentinde oynanan maça Kerem Tunçeri, Ömer Onan, Ömer Aşık, Hidayet Türkoğlu ve Ersan İlyasova 5'iyle başlarken, ilk dakikalarda iki takım da pota altından sayılar üretti.

Dış oyuncularının etkili oyunuyla 5 dakika geçilirken, İspanya 6 sayılık farkı yakaladı. Moladan sonra savunmasını sertleştiren Türkiye, özellikle boyalı alanda Ömer Aşık'ın Gasol üzerindeki üstünlüğüyle farkı periyot sonunda 2 sayıda tuttu: 20-22.

 

İkinci çeyreğin ilk bölümlerinde iki takım da sayı bulmakta zorlandı. Skordaki dengeyi Türkiye lehine Kerem Tunçeri bitime 2 dakika kala gönderdiği üçlükle bozarken, Ersan'ın üçlüğü de 12 Dev Adam'ı soyunma odasına 36-34 önde götürdü.

Milliler ikinci yarıya da Kerem'in üçlüğüyle başlarken, Gasol ve Navarro'nun sayılarıyla 3 dakika içinde geriye düştü. Ersan'ın oyuna girişiyle denge sağlanırken, savunmadaki sertlik İspanyolları top kayıplarına zorladı. Son 2 dakikaya 6 sayılık avantajla giren Türkiye, Garbajosa'nın sayılarına engel olamayınca son çeyreğe 1 sayı farkla 49-48 önde girdi.

Son periyodun ilk dakikasında tabela değişmezken, ikinci dakika da karşılıklı serbest atış sayılarıyla geçildi. Savunmadaki dirençli oyununu hücuma da taşıyan A Milli Takım 3 dakika sonunda 55-51'lik üstünlüğü yakaladı. Özellikle dış atışlarda isabet bulamayan ay-yıldızlılar karşısında İspanya bitime 4 dakika kala eşitliği sağladı: 55-55.

Engin'in asistleriyle ön plana çıktığı 37. dakika içinde 3 sayılık farkı yakalyan A Milli Takım, savunmada kritik toplar çaldı. Son İspanya hücumunda etkili savunma yapan milliler, Semih'in serbest atışlarıyla da maçtan 63-60 galip ayrıldı.

A Milli Basketbol Takımı, Litvanya, Bulgaristan ve Polonya'nın ardından turnuvanın favorilerinden İspanya'yı da devirerek çeyrek finale yükselmeyi 2 maç kala garantiledi.

12 Dev Adam ikinci tur F Grubu'ndaki ikinci maçında pazartesi günü 22.15'te Sırbistan'la karşılaşacak.


Avustralya’nın kuzeyinde Darwin kentindeki bir gölde “canavar”
kurbağa yakalandı.

Gönüllü bir çevre grubu olan Frogwatch tarafından dün yakalanan kurbağanın 40
santimetre uzunluğunda, bir kilogram ağırlığında olduğu belirtildi. Şeker-
kamışı tarlalarında böceklere karşı 1930′lu yıllarda Güney Amerika’dan getirilen
bu zehirli kurbağalar, kendilerini yemeye kalkışan küçük timsahları bile
zehirleyebiliyor.


ABD’de boğazına meyve tıkılan bir kişi, köpeğinin yardımıyla boğulmaktan
kurtuldu.

Amerikan haber ajansı AP’ye başından geçeni anlatan 45
yaşındaki Debbie Parkhurst, 2 yaşındaki golden Retriever cinsi Toby’nin
yardımını anlatırken,
elmadan aldığı lokmanın boğazına tıkıldığını, kendi başına Heimlich yöntemini
denediğini, ancak başaramadığını söyledi.

Daha sonra boğazındaki parçadan kurtulmak için göğsünü yumruklamaya
başladığını anlatan Parkhurst, “Tek hatırladığım, Toby arka ayaklarının üzerinde
yükseldi ve beni omuzlarımdan yere itti. Sırt üstü yere düştüğümde göğsümün
üzerine çıkarak yukarı aşağıya zıplamaya başladı” dedi.

Parkburst, hayatını Toby’ye borçlu olduğunu ifade etti.